Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını sezon boyunca Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürüttü. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartıştı. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürdü. 4 Mayıs Pazartesi günü gerçekleşen söyleşide “Sanat ve Yapay Zeka” konusu ele alındı.
Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sezon boyunca sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartıştı. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koydu. 4 Mayıs Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayan son söyleşide ise “Sanat ve Yapay Zeka” konuşuldu.
“Sanatsal bilgi, artık teknik maharetle ilgili görülmüyor.”
Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatsal bilginin algılanma biçiminin zaman içindeki dönüşümünden söz etti:
“Sanatsal bilgi, bir teknik maharet ya da ustalık olmaktan çıktı. Kolekif bir görsel verinin ya da bu verilerin toplamında oluşan bir kültürün istatistiksel modeline dönüştü. Bu oldukça ilginç. Sanatçı devasa bir veri bulutunun içinde anlam haritaları çizen sayısal bir haritacı haline geldi. Sahne değişti, fiil değişti, fiille birlikte insana atfettiğimiz faillik sıfatı da değişti.”
“Yapay zeka, taklidin taklidini üretiyor.”
Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, yapay zekayla ilgili yorumlarını paylaştı:
“Yapay zeka için yazma ile çizme, sözcük ile imge arasında hiçbir fark yok. Bizim içinse bu dünyanın farkı. Bu durumda karşımıza şu çıkıyor: Yapay zeka verili olanın algoritmaya bağlı optimizasyonuyla aslında taklidin taklidini üretmiş oluyor. Tam olarak Platon’un dediği gibi.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

